20.05.2009

 


Online Ziyaretci:

 

Çeşme Hakkında


Çeşme, şifalı sıcak suları, olağanüstü sayılabilecek kalitede kumun, güneşin ve berraklığın kucaklaştığı şirin bir tatil beldesidir. . İzmir gibi bir merkeze yakınlığı, Ege insanının sıcaklığı, doğa açısından şanslı bir yöre olması, Çeşme'yi mutlaka görülecek tatil mekanları arasında üst sıralara çıkarıyor.
Çeşme İzmir'in 94 km. batısında, kendi adını taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuştur. Gemiciler tarafından küçük liman diye adlandırılmıştır. Zamanla çoğalan ve buz gibi suların aktığı çeşmelerinden dolayı da yöreye Çeşme denilmiştir. 15 km. kuzeyindeki İon kenti Erythrai' nin limanı olan Çeşme'nin doğusunda, Kalemburnunda İ.Ö.1000 yıllarında küçük bir yerleşim alanı olduğu bilinmektedir. Çeşme-Ildırı köyünde ortaya çıkarılan Erythrai Antik Kenti ile Çeşme kentinde Osmanlı Döneminden kalan Kale, Kervansaray, çok sayıda çeşme ve tarihi kent dokusundaki sivil mimarlık örnekleri yörenin arkeolojik ve tarihi kaynaklarını oluşturan yapıtlardır.

Çeşme tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Çeşme Kalesi, Kervansaray, Çeşme Ilıcaları, Şifne (Reisdere) Kaplıca ve Çamuru, Yat Limanı, Alaçatı İskelesi, Çeşme-Altınyunus Yat Limanı.
Çeşme, kuzey rüzgarlarını almadığı için durgun suları olan Altınkum, Pırlanta, Tursite gibi muhteşem koylara sahiptir. Aynı zamanda ILDIRI beldemiz Tunç çağından kalma çok önemli tarihi eserlerle bezenmiştir.Eskiden cüzzamlıların yaşadığı bir manastır olduğu söylenen AYAYORGI, yarım ay şeklinde doğal bir koydur.

 
Çesme Tarihçesi

İlk çağda CYSSUS adıyla bilinen Çeşme, Anadolu'nun Batı kıyısında MÖ.1000 yıllarında tahmin edilen 12 İyonya kentinden biri olan Erythrai (ERİTRE)'nin Ildırı İskelesiydi.Bu nedenle Çeşme'nin tarihi ile bir arada ele alınması gerekir. Bugün arkeolojik ve turistik yönden büyük önem taşıyan ERİTRE,MÖ.7. ve 8. Yüzyıllarda büyük bir iktisadi güce sahip olmuştur.Bu dönemde kent,Doğu Akdeniz ve özellikle Kıbrıs ile ticari ilişkilerde bulunuyor ve (CHIOS) -SAKIZ adası ile birlikte esir ve şarap ticaretini elinde tutuyordu. ERİTRE, önce LYDIA (LİDYA),sonradan perslerin saldırısına uğrayıp büyük ölçüde zarar görmüş,MÖ.14.yüzyılda ise yeniden zengin bir devlet olmuştur. MÖ.2.yüzyılda kent , Bergama krallığına ,daha sonra da Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır. Romalılar zamanında Çeşme yöresi CYSSUS adını almıştır.Roma imparatorluğu ikiye bölününce Bizans topraklarında kalan ERİTRE,önemini kaybetmiş,özellikle Put'a ve çok Tanrılı dinlere karşı olan inancın güçlendiği dönemde,kentteki antik yapıların çoğu yıkılıp yakılmıştır.

Ortaçağda Bizans İmparatorluğu'na bağlı olan ERİTRE ve Çeşme Yöresi ilk olarak ÇAKA BEY zamanında Türklerin eline geçmiştir.M.S. 1081 de Birinci Kılıçaslanın kayınbabası ÇAKA BEY tarafından Selçuklular devrinde KLOZEMENE yarımadası ele geçirilmiştir. Osmanlılar zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından yeniden Osmanlı İmparatorluğu'na bağlanan kent 1402 Ankara Savaşından sonra Timur tarafından tekrar Aydınoğullarına bağlanmış,1422 yılında yeniden Osmanlılara geçmiştir. Birinci Dünya Savaşından sonra yurdumuzun paylaşılmasıyla Çeşme Yunanlılar tarfından işgal edilmiş,fakat Kurtuluş Savaşı'nda,Fahrettin Altay Paşa birlikleri tarafından,16 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtarılmıştır. İlçenin adından da anlaşılacağı gibi birçok tarihi çeşme'yi bünyesinde barındırmaktadır.

 
 
Çesme Rüzgar Sörfü ( Wind Surf )

Alaçatı’yı gördükten sonra sörf yapmak için başka bir yerde olmak istemeyeceksiniz.
Alaçatı, Avrupa'nın sörf bölgeleri arasında en ilginç ve çeşitlik sunan bölgesi. Bozulmamış örtüsü ile sörf merkezi V biçiminde berrak suyu olan bir koydadır. Çeşitli rüzgar koşulları ve ideal sörf alanı ile Avrupa'daki en önemli sörf merkezlerinden birisidir. Deniz suyunun oldukça sığ olduğu bu bölgede rüzgar da kuzeyden esiyor.
Haziran ayından Eylül ayının ortalarına kadar ortalama 4-6 şiddetinde esen rüzgar, Nisan-Ekim aylarında ise %50 güney rüzgarı olarak eser ve güzel dalgalar oluşturur. Alaçatı sanki sörfçüler için yapılmış bir bölge gibi. Alaçatı'nın en güzel özelliği, rüzgarın soldan, yani meltem olarak esmesi ve şiddetli rüzgarda dahi düzenli dalgaların oluşması. Akıntının da rüzgar ile aynı yönde olması sörf yapanlara doyumsuz anlar yaşatıyor. Alaçatı ayrıca meltem rüzgarına sahip bölgeler arasında hiç şüphesiz en güvenilir olanı. Burada dört ayrı rüzgar Ege'nin içlerine uzanan Çeşme Yarımadası'nı okşar. Meltem, Lodos, Poyraz ve Gerence rüzgarlarının da yıl boyunca bölgeyi ziyaret etmesi ayrı bir güzellik.

 
 
Çesme Kitesurf

 Çiftlikköy’de bulunan  Pırlanta Plajı  hiç kesilmeden kuvvetli ve sabit esen rüzgarı ve dalgalarıyla Çeşme’yi  ‘’Avrupa’nın rüzgar  başkenti’’ olmaya aday etmiştir.
Çeşmenin en batısında bulunan Pırlanta Plajı adını pırlanta gibi parlayan kumundan almıştır. Denizin 250 metre boyunca sığ ve sadece pırıl pırıl kum olmasıyla da dünyanın dört bir yanından surfçülerin bu bölgeye gelmesini sağlamıştır.
1980'lerde yüzlerce karavan plajın önünde park eder, akşamları karavanlarında konaklar ve plaj havada uçuşan kelebekleri andıran yüzlerce windsurfçünün rengarenk yelkenleriyle denizde dansına sahne olurdu.
2000'lerde ise plaj, yeni milenyumun en yeni ekstrem sporu olan Kitesurf ve kitesurfculerin de yeni merkezi oldu. Rüzgar sörfüne benzer yanlarından dolayı da pekcok rüzgar sörfçüsünün  başladığı bu spor ile  Pırlanta Plajı bu konuda dünyanın en önemli merkezleri arasına girdi. Ayrıca kitesurf, Çeşme Turizmine  13 yabancı tur operatörü ile, nisan ayından kasım ayına kadar hizmet veriyor ve sezonunu daha da uzatmak için çalışıyor.
Kitesurf, diğer birçok ekstrem sporla da birbirini tamamlıyor. Kitesurf rüzgar sörfünün yeni jenerasyonu. Artık rüzgar sörfüne genç nesilin talebinin azalmasından dolayı yeni milenyumda bir orta yaş üstü sporu haline gelince, kitesurf  tüm dünyada bir patlama yaparak, trendi en hızlı yükselen spor oldu. Ayrıca board kullanımı açısından, snowboard, skateboard, wakeboard, rollerblade yapanlar da bu spora başladılar.
Pırlanta Plajı’nda bulunan surf tesisi Kitesurfbeach, Uluslararası Kitesurf organizasyonu (IKO) nun Türkiye’deki sertifika veren okulu ve sadece sertifikalı öğretmenler ile eğitim veriliyor.
2005 Türkiye Kitesurf Şampiyonası, 2005 Water and Air Dünya Şampiyonası ve 2006 yılında ise Türkiye Kitesurf Freestyle ve Türkiye Windsurf Freestyle Şampiyonaları burada organize edildi.
Windsurf ve Kitesurfçülere çevre otellerde konaklama, kamp ve karavan imkanı tanıyan Pırlanta Plajındaki tesislerde, ayrıca seyretmeye gelenler için de bir cafe, yüzme ve güneşlenme alanları yer alıyor.

 
 
Çeşme' de Dalış

Çeşme'de deniz suyunun ortalama 18.5 C olması ve yılın en az 7 ayı boyunca denize girebilme olanağı, dalış yapılacak güzel manzaralı doğal ortamların çokluğu da amatör ve profesyonel dalgıçları Çeşme' ye çeker. Oldukça zengin bir bir kara ve deniz habitatına sahip olan Çeşme dalış sporları için çok uygundur.
En önemli dalış noktaları:
Ayrıktaş, Modem Balığı, No-Name, Yatak Odası, 88 Taşlar, Boğaz Adası, Ildır Fener Adası ( Pırasa ), Topuk, Deve Taşları, Madonna, Orkinos Çiftliği, Galeri, Tektaş, Riko, Mengene, Göbektaşı
( Kaynak : www.divecesme.com )

 
 
Çeşme' de Yatçılık

Adını bu bölgedeki çok sayıda su kaynağından alan Çeşme Yarımadası yatçılar için de bulunmaz bir fırsattır. Mayıs ve Eylül arasındaki dönemde iklim koşulları bakımından yatçılara elverişli koşullar sağlar. Çeşme özellikle düzenli esen kuzey rüzgarları ile yatçılar için ideal bir limandır.
Çeşme Limanı: 480 m. rıhtım uzunluğuna, 7-10 m. Derinliğe sahip limanın gemi kabul kapasitesi yılda 1060 gemidir.
Ilıca Yat Limanı: Balıkçılara korunak amacıyla 1975 yılında yapımına başlanan ve 250 m.lik bir ana mendireğe sahip olan sığınak, yörenin turistik konumu nedeniyle yatlar tarafından da tercih edilmektedir. Hala inşaatı süren limanın 200 yat ve 50 balıkçı teknesine ev sahipliği yapması bekleniyor.
Dalyanköy ve Sıpacık Yat Limanları: Devlete ait olan limanlardır.
Çeşme Turizm Yat Limanı: Hem kısa süreli konaklama hem de kış ayları boyunca barınma hizmeti vermek üzere tasarlanan Yat Limanı 600 m. Uzunluğunda bir rıhtım, 4 adet gezi iskelesi, 420 m. Uzunluğunda 3 m. Yüksekliğinde bir dalgakıran içerir.
Altın Yunus Setur Marina: Ilıca mevkiinde yer lan Altın Yunus Oteli içindeki SETUR Marina 180 yat denizde ve 60 yat karada olmak üzere toplam 240 tekne kapasitesine sahiptir. Elektrik, su, bakım onarım servisi, telefon ve çöp hizmetlerinin yanısıra hava raporu, akaryakıt ve restoran hizmetleriyle de yörenin en önemli tesislerinden biridir. Özel sektöre ait olan yat limanın Çeşme'nin en aktif limanı olma özelliğini taşır.


 
 
Çesme Plajları

29 km`lik Çeşme kıyı şeridi boyunca göreceğiniz birbirinden güzel plajların her birinden ayrı bir keyif alacaksınız.Çünkü, Çeşme öyle güzel bir ev sahibidir ki ; her zaman tertemiz denizi, eşine az rastlanır yumuşacık kumsalları ve bunalmadan istediğiniz bronzluğa ulaşabileceğiniz güneşiyle kucaklar sizi. Dingin bir denizde serinleyip sonra da sımsıcak kumsal da sakince güneşlenmek mi,bir yat kiralayıp adaları gezmek mi, dalış tüpünüzü takıp derinlerdeki zenginliği keşfetmek mi yoksa surf tahtanızı alıp rüzgarla dansetmek mi istiyorsunuz? Düşlemeniz bile yeter. Çeşme hepsini önceden düşünmüş ve her bir plajını farklı bir alternatif olarak hazırlayıp hizmetinize sunmuştur sanki.
İşte en önemli plajlardan birkaçı:
Ilıca, Boyalık Koyu, Şifne-Büyük Liman-Pasa Limanı, Ildırı, Dalyan ve Sakız Koyu, Çiflikköy ve Pırlanta Plajı, Çatazmak Plajı, Eşşek Adası

 
 
Çesme Kaplıcaları

Ilıca ve Şifne Kaplıcaları, Çeşme deniz olanaklarını bütünleyen ve Çeşme'yi turizm değerleri bakımından zenginleştiren doğal kaynaklardır. Son yıllarda bazı modern turistik tesislerin bünyesine taşınan kaplıca suyunun, uzman doktorlar tarafından denetlenerek kullanılan bir sağlık aracı olarak değerlendirilmesi, Çeşme'yi kış turizmi için de aranan bir merkez haline getirmiştir.

Çeşme'deki termal kaplıcalar sıcaklıklarına göre iki gruba ayrılır.

a-) Sıcaklığı 20 santigrad derecenin altında olanlar. (İçmeler)
b-) Sıcaklığı 20 santigrad derecenin üstünde olanlar. (Kaplıcalar)

Ilıca ve Şifne kaplıcaları, çok eski devirlerden beri bilinen ve kullanılan kaplıca merkezleridir. Suların çoğunluğu sıcak ve sodyum klorürlü 42 ile 55 derece arasında bulunan sular sınıfına girmektedir. Bu iki yörede pek çok kaynak vardır. Bir kısmı denizin içinde kaynayan bu suların en önemlisi TOPAN ve HAMİDİYE adı verilen esas kaynaktır. Otel ve pansiyonların çoğuna ve yanındaki hamama sıcak su bu kaynaktan gitmektedir. Şifne'de içme olarak kullanılan ve sıcaklıkları nisbeten az olan (19 - 25 derece) ayrı bileşime sahip iki ayrı kaynak mevcuttur. Total mineralizasyonları 33 gr/lt. ye kadar çıkmaktadır.
Ilıca ve Şifne suları, karadaki kaynaklardan başka, deniz içinde çeşitli yerlerden de çıkmakta ve bu yörenin plajlarını besleyerek mineral bakımından zenginleştirmektedir. Bu doğal oluşum, Çeşme plajlarına, sağlık açısından eşsiz bir değer kazandırmaktadır. Bu kaplıca suları tuzlu sular sınıfına girmektedir. Tuzluluk derecesi deniz suyunun yoğunluğuna yakındır. Litrede 27 gr.'ın üstünde bulunan bu tuzluluk ile birlikte, oldukça yüksek miktarda, sülfat ve toprak alkalitesi saptanmıştır. Isısı oldukça yüksek olan bu sular, özellikle Fransa ve bazı avrupa ülkelerinde son yıllarda yaygın bir biçimde kullanılan TALASSOTERAPİ MERKEZLERİ'nde deniz suyu ısıtılarak elde edilmektedir.

Çeşme kaplıca sularıyla yapılan tedavilerde, özellikle bazı ilthabi ve kronik sendromlarda ve bu arada kronik iltihaplı kadın hastalıklarında, bronşektezi gibi bazı üst solunum yolları kronik hastalıklarında, suların rezalitif özelliklerinden yararlanılmaktadır. Ayrıca lokomotor sistemin ağrılı hastalıklarında, bazı enfeksiyöz tip ve degeneratif romatizmalarda kalsiyum teşekkülün geciktiği kırık vakalarda ve polio şekillerinde değerlendirilmektedir. Şifne'deki içme suları ise hipostetik mideler için yararlı olmakta ve ayrıca müshil olarak ta kullanılmaktadır...Ilıca ve Şifne kaplıcaları, eski ve yeni bütün romatizma, siyatik sıraca, oynak, kemik aralıklarının romatizmadan gayri şişliklerine, oynakların içindeki kese şişliklerine, kemik iltihaplarına, kemik veremlerine, burun iltihaplarına, sinir hastalıklarına, her nevi böbrek, mesane ve kadın hastalıklarına yararlı olduğu doktorlarca tesbit edilmiştir.
Devamlı surette kuzey rüzgarları esen Ilıcalarda yazın hava sıcaklığının 27 dereceyi geçtiği nadiren görülür. Sıcak çamur banyosu alacak hastaların kaç dakika ve hangi derecede banyo alacaklarını hekime danışmaları kendi sağlıkları için daha uygun olur.
Çeşme kaplıcalarındaki ÇAMUR BANYOLARI cildin buruşukluğunu giderir, güzelleşmesini sağlar
 
Çeşme Nakliyat - Çeşme Nakliye - Taşıma - Cesme Nakliye - Cesme Evden Eve Nakliy

çeşme taşıma -

Copyright © 2009  Çeşme Nakliyat